30.4.08


Şu aralar televizyonda sıkça dönen iki reklam:





Hangisi daha korkunç? Oylar, büyük ihtimalle, Linens reklamında imgeler yoluyla anlatılan her şeyin şarkı sözleri yoluyla açık açık ifade edildiği Taç'a gidecektir.

İki reklam da kadınların evde oturması, üstelik bundan mutluluk duyması, ev döşemenin de (tabii televizyon modelinin değil, erkeklerin umursamadığı perde rengi gibi 'süfli işler'le uğraşmanın) onun biricik ödevi olması üzerine kurulu.

Ha, kadın bunları yaparken bir taraftan kendine bakmayı da ihmal etmeyecek tabii. Yönetmen Metin Arolat, perdelerin kesildiği kısımla kadının saçlarını kestirdiği kısmı birbirinin içine kesmiş - gerçekten erkeklerin perdenin rengini bilmedikleri gibi eşlerinin saç kesimini de fark etmediği bir hayat - bu kadar bayağı olmak zorunda mı - erkeksen FG mi?
Kadınların en tazeleri, henüz doğurmamışları, yatağın üzerinde emeklerken en kıvrak ve enerjik görünecek olanları- güzellik merkezlerine gider, yeni nevresim alır, kadın dergilerinin verdiği öğütler doğrultusunda illa ki kocalarını 'baştan çıkaracak' seksi bir giysiyle perdelerin önünde beklerler.
Peki şarkının sözlerindeki -dayanamıyorum aşağıya yazacağım tamamını- "bornozları koklarım, ruhuma yer açarım" nasıl patetik bir ruh halinin ifadesidir?
Cinnet, en normal görünen reklam jingle'ının bile bir köşesinden fışkırabilecek kadar yakın.

Monoton diyorlar hayatıma... Hıh, Hadi ordan canım!
Perdeme bakarım ben, renklenir günüm hemen
Sererim nevresimi, deseni anlatır beni
Bakma ona, göremezsin, yatak örtüm duvak gibi (Neyi göremem? - Yatak örtüsü? Duvak? Bekaret?! Bu duvak göndermesi kadının uçuşan beyaz tüllerin arasında durduğu Linens reklamında da var.)
Havluları katlarım, bornozları koklarım, ruhuma yer açarım
Bak evimde tacım, buraların sultanıyım
Taç bende, taç bende! (Kadın için taç sahibi olmak demek zaten güzellik kraliçeliği demek, en güzel çocukluk hayali, bir de çeyizini düzdük mü... )

[Bu yazı Sociological Images adlı güzide blogu takip etmenin sonucunda huzurla reklam izleyemez hale gelip de kusulmuştur.]

Posted by
Categories:

1 yorum:

SE7IN said...

pınar gel seni mediz'e alalım =)

senin feminist kritiğinin üzerine özellikle taç reklamıyla ilgili bi eleştiri de ben getirmek istiyorum. bu reklamlar özelinde kadınlar ama genel olarak reklamlardaki tüketiciler olarak o kadar sapıtmış profiller çiziliyor ki bize hepimiz havlumuza perdemize dair cinsel bi arzu hissediyoruz sanki. yatağın üzerinde "vahşi ve seksi bi kedi gibi" emeklerken bi yandan da çarşafı okşayıp orgazmik bi keyif alıyoruz.
aynı şeyi magnum yediğimizde de yapıyoruz mesela, neymiş efendim "haz var dahası var"
marx'ın meta fetişizmine gark olmuş materyal dünyası çok da uzak değil gibi.

ayrıca www.millioluyoruz.com üzerine de bi yazı bekliyorum senden. öperim yanaklarından en genç gelecek vaat eden sosyolog ödüllü kardeşçeğizim =)

 
>